Ukrayna’daki Türk iş dünyasının nabzı: LIfecell salgın şartlarında hangi önlemleri aldı?

Koronavirüs (Covid-19) salgını tüm dünyada olduğu gibi Ukrayna’da da ekonomiye darbe vurdu. Peki salgın önlemleri ülkedeki Türk iş dünyasını nasıl etkiledi? Şirketler yeni şartlara adapte olabildi mi? Hangi önlemler alınıyor? İleriye yönelik beklentiler neler? UkraynaHayat, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin yöneticileriyle yaptığı söyleşilerle Türk iş dünyasının nabzını tutmaya başlıyor. Ukrayna’daki en büyük Türk yatırımcısı Lifecell’in CEO’su İsmet Yazıcı, bu süreçle ilgili değerlendirmelerini, tahminlerini ve şirketin attığı adımları Bahadır Vanlı ile paylaştı:

Koronavirüs (COVID-19) salgınına çoğu sektör hazırlıksız yakalandı. Bu durum sizi şirket olarak nasıl etkiledi, yeni şartlara hızlı şekilde adapte olabildiniz mi? 

Böyle bir salgına tüm dünyanın hazırlıksız yakalandığını söylersek, durumu abartmış olmayız. İnsanların evlerinde izole kalması, psikolojik yanı daha ağır basan bir sorun yarattı ilk etapta. İşe yönelik kısmında ise, dijital altyapısı hazır olan şirketler, günlük iş akışı anlamında çok olumsuz etkilenmediler bu yeni durum karşısında. Biz, Lifecell olarak kendi sektörümüzde dijitalleşmenin bayrak taşıyıcı firması olarak konumluyoruz kendimizi. Bu durum korona virüsü ile ortaya çıkmış bir söylem değil. Biz özellikle 3G ile birlikte her eylem, söylem ve sunduğumuz servislerde dijitalleşme odaklı duruşumuzu hiç geri adım atmadan sürdürüyoruz. Bu nedenle de yeni duruma işlerin devamı açısından en hızlı adapte olan şirketlerden biri olduğumuzu düşünüyoruz.

Evden çalışma, çalışanlarımızı dijital ortamda bir araya getirebilme ve tüm operasyonumuzu, ülkenin her yanındaki saha satış ve teknik operasyonlarımızı son 3 yıldır telefon, bilgisayar ve tablet ortamında gerçek zamanlı olarak izleyebilme ve yönetebilme becerisine sahibiz. Bu nedenle uygulamaya konan tedbirlerin hiçbirisi bizim açımızdan bir çekince ya da endişe yaratmadı. Böyle bir durumda nasıl hareket edeceğimize karar vermek de zor olmadı.

Salgınla ilgili hangi tedbirleri aldınız? 

Yaklaşan salgın tehlikesine karşı hemen önceliklerimizi belirlemekle işe başladık. Temel hareket noktalarımız;

1) İnsanların her zamankindan çok iletişime ihtiyaçları olacağı öngörüsüyle şebekemizin en iyi şekilde servis vermeye devam etmesinin sağlanması

2) Çalışanlarımızın olası bulaş riskine karşı korunması

3) Toplumun gerekli ve doğru bilgiye kolayca ve ücretsiz erişiminin sağlanarak bilgilendirmenin herkesi kapsayacak şekilde yapılabilmesi için yetkili makamlarla mutlak bir işbirliği içinde hareket edilmesi

Bu temel prensipleri belirledikten sonra ofislerimizdeki çalışmayı 13 Mart itibarı ile sonlandırarak evden çalışma modeline döndük. İşin doğası gereği dışarıda zaman geçirmek durumunda olan çalışanlarımız için maske, dezenfektan vb koruyucu malzemeleri temin ederek kendilerine ulaştırdık. İşimizi tamamen dijtal ortamda yürütmeye yönelik olarak şirket içinde kullandığımız ICT altyapımızın gerekli kapasite talebine uygun olarak çalışabilmesi için düzenlemeleri yaptık. Şirket içinde bilgilendirmeleri yaparak, yeni ve olağanüstü koşullarda müşterilerimize en iyi şekilde hizmet edebileceğimiz koşulları oluşturarak hayata geçirdik.

Bu salgın ve karantina günlerinde hayata geçirebildiğimiz ve topluma katkı anlamında yaptığımız güzel çalışmalar da oldu.

· Bunlardan ilki, tüm Lifecell kullanıcılarının ücretsiz olarak ulaşabildiği Covid-19 bilgilendrme sayfası aracılığıyla insanları virüs ve alınacak önlemler konusunda bilgilendirmekti.

· Oblast yönetimleriyle koordineli olarak, insanlara sms (kısa mesaj) yoluyla erişimlerine ücretsiz olarak olanak verdik. Bu sayede resmi bilgilendirmelerin insanlara ulaşmasını sağladık.

· Lifecell kullanan insanların cep telefonu ekranlarında yer alan ve görünen şirket/şebeke ismimizin yerine BUD V’DOMA (Evde Kal) mesajını yerleştirerek izolasyon konusunda farkındalık yarattık. Bizden daha sonra diğer operatörler de bizi takip ederek farkındalığın artması konusunda yardımcı oldular.

· Ülkede virüse karşı savaşan doktorlarımıza 20 GB internet ve 1500 dakika tüm operatörleri arayabilecekleri paketleri ücretsiz olarak sunduk. Yaklaşık 15,000 doktora en azından bir kolaylık sağladık

· Lifecell şirketinin Büyük Kalpli çalışanları olarak bir yardım kampanyası başlatarak Kiev’deki bir hastaneye, bu hastalıkla mücadelede en önemli araçlardan olan mekanik ventilatör cihazı alarak hediye ettik. Buna ek olarak da şirket bütçesinden bir adet daha ventilatör alınarak Uman’da pandemi hastanesi olarak ilan edilmiş hastaneye bağışlanması için siparişi geçtik. Nisan ayı içinde o da teslim edilmiş olacak.

Çalışanlarınıza salgının etkileri nasıl yansıdı? Personel kadronuza yönelik nasıl bir yol izlediniz? 

Çalışanlarımız her ne kadar evden çalışma metoduna aşina idiyseler de tüm şirketin eve çekildiği ve işleri oradan yapmaya başladığı bir düzenin nasıl olacağı şüphesiz bir takım soru işaretlerini de beraberinde getirmişti. Ama lifecell’in yaratıcı çalışanları yeni duruma inanılmaz hızda uyum sağladılar ve bu iş yapı şekli hayatımızda “yeni normal” olarak yerini aldı.

İşten çıkarılanlar oldu mu? Olduysa hangi departmanlarda çalışanların işine son verildi? 

Bu sürece başlarken, Yönetim Takımı olarak olası ekonomik riskleri değerlendirdik. Salgının sağlık boyutundan öte ekonomik ve malesef olumsuz sonuçları olacağını öngördük ve planlarımızı bu olumsuz senaryolara göre farklı seviyelerde yaptık. Kendimize koyduğumuz diğer bir hedef de kimsenin işini kaybetmemesiydi. Aynen bu şekilde yolumuza devam ediyoruz. Dünyayı saran ve sarsan olumsuz şartlarda lifecell çalışanlarının “İşimi kaybeder miyim” endişesi yaşamadan bu süreci atlatması için tüm önlemleri alarak devam ediyoruz. Tek bir arkadaşımız bile işini kaybetmeden aynı kadro ile bir yanda müşterilerimize hizmete devam ederken diğer yandan da topluma sosyal sorumluluk anlamında nasıl katkı sağlayabileceğimize kafa yoruyor, projeleri hayata geöiriyoruz.

Halen ofiste çalışanlar var mı? Evet ise hangi pozisyonlarda çalışıyorlar?

Ofiste çalışan personel sayımız yok denecek kadar az diyebilirim. Sadece kritik sistem alarmlarını izlediğimiz Şebeke Operasyon merkezine vardiya usulü gidip gelen birkaç arkadaşımız var. Bu arkadaşlarımızın da dışarıdan hiçbir kimseyle temas etmeden işe geliş gidişleri ve iş ortamındaki izolasyon ve hijyen şartlarını en üzt düzeyde sağlamış durumdayız.

İş arkadaşlarınız ile koordineyi nasıl sağlıyorsunuz? Programlanmış online görüşmeler ne sıklıkla ve hangi konularda yapılıyor?

Koordinasyonumuz ve toplantılarımızı yüzde 100 dijital ortamda gerçekleştiriyoruz. Günlük toplantı sayısında 500’ü geçtiğimiz günler oluyor. Yapılan toplantıları, katılımcıları vs. günlük raporlamalarla takip edebiliyoruz. Verimlilik anlamında herhangi bir kaybımız söz konusu olmadı. Tek sorun çalışanlarımızın arkadaşlarıyla sosyalleşmeyi, yemek, kahve molalarındaki sohbetleri ve ofislerini özlemeleri Bu konuda da salgının kontrol altına alınması için alınan önlemlere destek olmak ve beklemek dışında bizim yapabileceğimiz fazla bir şey yok. Bu günlerin de geçeceğine olan inancımızla çalışmaya devam ediyoruz.

Online toplantılar için hangi programı kullanıyorsunuz?

Kendi dijital mesajlama ve görüntülü görüşme platformumuz BIP ve Skype for Business programını kullanıyoruz.

Salgın ya da buna benzer ortaya çıkabilecek durumlar için geliştirdiğiniz bir strateji var mı? Bunlardan bahsedebilir misiniz?

Her ne kadar acı bir tecrübe olsa da bu krizden de tüm dünyanın birtakım dersler aldığına inanıyorum. Bizim için de öğretici oldu elbette. İleride karşılaşmamız olası yeni salgın durumuna yönelik malzemeleri temin edip hem ofis ortamında hem de çalışanlarımızın evlerinde bulundurmalarını sağlamak ilk aklıma gelen önlem. Ancak içinde bulunduğumuz sektör bize toplum sağlığını koruma anlamında da birtakım önlemler, çözümler üretme görevini de veriyor diye düşünüyorum. Bu konuda çözüm önerilerimizi devlet mercileriyle de paylaşıyoruz. Fakat, Ukrayna’da mobil abonelerin kayıt zorunluluğu olmaması, çok daha kolay yönetilebilecek bir süreçte başta devlet yetkilileri olmak üzere bizlerin de elini kolunu bağlıyor. İsrail, Güney Kore, Çin örneklerine baktığımızda salgına karşı mobil teknolojilerin nasıl kullanıldığının çok güzel örneklerini görürüz. Bunları burada uygulayamıyoruz çünkü mobil hatların kime ait olduğu konusunda, adresleri vb. detayların hiçbirisi mevcut değil. Bilmediğiniz bir şeyi de doğal olarak yönetemiyorsunuz. Kayıt dışı abone hastalığı devam ettikçe, olası yeni salgınlarda teknolojiyi kullanma olanaklarınız da minimum düzeyde kalıyor maalesef. Lifecell olarak çözüm önerilerimizi ve yapılması gerekenleri bıkmadan usanmadan anlatmaya, kamuoyu yaratmaya devam edeceğiz.

Bundan sonraki planlarınız ne?

Önce salgını atlatmak sonrasında da adım adım ve dikkatli bir şekilde hayatın normale dönmesini sağlamak.

Ukrayna’da salgına karşı alınan önlemlerle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Ukrayna’da hükümetin salgına karşı doğru zamanda ve doğru yöntemlerle müdahale ettiğine inanıyorum. Özellikle izolasyon konusunda alınan önlemler doğruydu. Ancak, insanların inisiyatifine bırakmak bu önlemlerin daha kısa sürede sonuç vermesini engelledi. Yapılan testlerin sayısının yetersiz olduğu inancındayım. Günün sonunda alınan önlemlerin vereceği sonuç, insanların kırallara uyması ile doğrudan ilintili. Bu konuda birey olarak üzerime düşeni fazlasıyla yaptığım için huzurluyum.

Salgının ekonomiye etkisi ve ne kadar süreceği konusunda fikirleriniz ne?

Bu salgının yol açtığı can kayıpları elbette telafisi imkansız en büyük hasar olarak kalacak. Bunun yanı sıra tüm dünyada etkisini hissettirmeye başlayan ekonomik daralma, işsizlik, arz talep problemleri buz dağının şimdilik görünen kısmı diye düşünüyorum. Salgın, ilaç, aşı bulunması gibi gelişmelerle bir şekilde aşılacak. Ancak geride bıraktığı ekonomik enkazı kaldırmak, yaraları sarmak daha uzun bir süre alacak gibi gözüküyor. Temennim, salgın sürecinin çok daha büyük ekonomik hasaarlar vermeden atlatılabilmesi. İnsanlar işlerini kaybetmeden, aşları tehlikeye girmeden, daha derin sosyal sorunlar yaratmadan hayatın normale dönmesi.

Ukrayna’nın 5G teknolojisine geçmesiyle ilgili yapılan hazırlıklar konusunda biraz bilgi verir misiniz? 

5G teknolojisinin Ukrayna’ya 2021 ve sonrası geleceği kanatindeyim. Tabii ondan önce bir hazırlık aşaması da olmak zorunda. Öncelikle insanların 5G’den ne beklemeleri gerektiği konusunda bilgi edinmeleri gerekli. Ukrayna’nın buna yatırım yapmasının ne derece gerekli olduğu konusunda çalışmalar yapılmalı. Yani internetin hızını artırmak, daha hızlı film download etmek için kullanılacaksa çok da gerekli olmayan bir yatırım olma durumu var.

Öte yandan hükümetin bu konudaki tutumu da önemli. Hükümet 5G’ye lisans parası alacak yeni bir kalem gibi bakmamalı. 5G’nin sağlayacağı teknolojik üstünlüğü hangi alanlarda kullanıp, topluma ve ekonomiye nasıl bir ek katma değer kazandıracağı konusunda hazırlık ve strateji yapmalı.

Halk bilinçlendirilmeli, konu detaylı ve anlaşılır bir biçimde masaya yatırılıp anlatılmalı. Karantina olmasaydı, lifecell adına 5 büyük şehirdeki mağazalarımızda canlı 5G demoları yapılacaktı. Altyapı hazırlandı ancak karantina nedeniyle dar alanlarda insan trafiği yaratmamak adına beklemeye alındı.

5G teknolojisinin hayatımıza katacağı sayısız yenilikler olacağı aşikar. İnsansız üretimi oldukça verimli hale getiren bir teknoloji olmasının yanı sıra hayatımızı birçok açıdan kolaylaştıracağı bir dönem başlatacağını söyleyebiliriz.
Yalnız bu teknolojiden ne anladığımız ve nasıl kullanacağımız konusu halk nazarında henüz yeterli bir şekilde anlaşılabilmiş değil.

Koronavirüsün 5G teknolojisinin yardımıyla yayıldığı yönündeki komplo teorisi hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Bu komplo teorileri 3G ve 4G öncesinde de yaşanmıştı. Medyada çıkan haberler ya da sosyal medyada çıkarılan söylentilere rağmen 5G teknolojisi’ni Kovid-19 salgını ile ya da başka bir hastalıkla ilişkisi olduğunu gösteren tek bir bilimsel çalışma mevcut değildir.

Kısaca çıkan haberlerin doğruyu yansıtmadığını, tamamen asparagas olduğunu söyleyebilirim. Asılsız haberlere itibar edilmemesi gerektiği kanaatindeyim.

Ukrayna’daki Türk STK’ların başkanlarından dayanışma mesajı: “İnsanlık bu savaşı kazanacak”

16.4.2020

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.