“Kahramanlık”tan “vatan hainliği”ne: Savçenko skandalı nasıl patlak verdi?

“Kahraman” ve “hain” kavramları, kullanan kişilere ve durumlara göre değişebiliyor. Yıllarca kahraman olarak görülen biri, şartlar değişince bir çırpıda “vatan haini” ilan edilebiliyor. Bunun son örneği Ukrayna’da yaşanıyor…

Ukrayna’da “kahramanlık nişanı” sahibi milletvekili Nadejda Savçenko, “darbe girişimi” suçlamasıyla bugün yargılanıyor.

Savçenko, Ukrayna’da son yıllarda en fazla konuşulan isimlerden biri. Ukrayna ordusunda pilot olan Savçenko’nun ismi kamuoyunda ilk kez, 2014 yılında, 33 yaşındayken Rusya’da hapse girmesiyle duyuldu. Ukrayna’nın doğusundaki çatışmalarda Rus gazetecilerin ölümüne neden olmakla suçlanan Savçenko, Rusya’ya göre, sabotaj eylemleri yapmak üzere ülkeye gizlice girdikten sonra yakalandı. Ukraynalı pilot ise kaçırılarak Rusya’ya götürüldüğünü ve hapse atıldığını öne sürdü.

Mahkemelerde Rusça konuşmayı kesinlikle reddeden, Ukrayna armalı tişörtle boy gösteren, “baş eğmeyen”, agresif tavırlarıyla dikkat çeken, hakimlere orta parmağını gösteren, açlık grevi yapan Savçenko, kısa süre içinde Rusya’da “işbirlikçi katil”, Ukrayna’da ise “kahraman” konumuna geldi.

Ukrayna’da “Rusya’ya karşı direnişin simgesi” olarak yüceltilen ve adeta ikonlaştırılan genç asker, uluslararası toplumun da gündemine girdi. ABD ile AB, 22 yıl hapis cezasına çarptırılan Ukraynalı pilotun serbest bırakılması için Moskova’ya baskı yapmaya başladı. Bu arada Ukrayna’da hemen her gün milliyetçilerin başını çektiği “Nadya’ya (Nadejda) özgürlük!” eylemleri yapılıyor, Kiev’de Rusya Büyükelçiliği taşlanıyordu.

Eski Başbakan Yuliya Timoşenko’nun Vatan (Batkivşina) Partisi’nin erken seçimler için birinci sıradan aday gösterdiği Savçenko, ordudan istifa etmesiyle milletvekili seçildi ve “Ukrayna kahramanı” ilan edildi. 

Derken Moskova ile Kiev, siyasi tutukluların değişimi konusunda anlaştı ve Ukrayna, Nadejda Savçenko’yu teslim alırken, elindeki iki Rus tutukluyu da Rusya’ya teslim etti.

İki yıl hapis yattığı Rusya’dan Ukrayna Devlet Başkanı’nın özel uçağıyla ülkesine dönen Savçenko, havaalanında gazeteci ordusunun karşısında yaptığı ateşli konuşmada, “Ukrayna halkı için canımı vermeye hazırım. Ukrayna Parlamentosu’nda hak eden insanlar olmalı. Ukraynalılar hak ettikleri gibi yaşamalı” diyerek siyaset sahnesine hazırlandığının sinyalini veriyordu.

2016 yazında yapılan kamuoyu araştırmalarında, Devlet Başkanı Poroşenko’nun halk desteği yüzde 16 iken, Savçenko’nun yüzde 35 idi. Devlet başkanlığı seçim anketlerinde Savçenko, Poroşenko ve Timoşenko’un önünde görünüyordu.

Fakat her gün televizyon ekranlarında halkın bir “kurtarıcı”, “direniş sembolü” olarak gördüğü ve medyadaki abartılı övgülerin de etkisiyle “efsaneleştirdiği” Savçenko, milletvekili olarak “gerçek hayatta” boy göstermeye başlayınca toplum nezdinde giderek sıradanlaşacak ve keskin çıkışlarıyla iktidarı rahatsız etmeye başlayacaktı…

“Hainliğe” ilk adım… 

Savçenko’nun “hayal kırıklığı” olarak yorumlanan ilk çıkışı, Ukrayna’ya döndükten iki hafta sonra geldi. Katıldığı bir televizyon programında Donbass bölgesinin yeniden Ukrayna’nın kontrolüne döndürülmesiyle ilgili planını anlatan çiçeği burnunda milletvekili, Kiev’den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Donetsk ve Lugansk “halk cumhuriyetleri” liderleriyle doğrudan temas kurmayı, yani “teröristlerle masaya oturmayı” teklif etti. “Ayrılıkçı” liderleri kastederek “Birbirimize gülümseriz ve her şey yoluna girer” demesi ise Savçenko’yu bir anda tartışmalı bir isim haline getirmeye yetecekti.

Bundan kısa süre sonra Deutsche Welle ile söyleşisinde Ukrayna’nın Rusya’ya yönelik yaptırımları ile ilgili fikri sorulan Savçenko, “Bu yaptırımlardan Rusya’da ve Avrupa’da sıradan insanların zarar görüyor oluşu beni rahatsız ediyor. Yaptırımların şahıslara özel olması gerektiğini düşünüyorum. Ekonomik yaptırımların zamanla kaldırılması iyi olur” dedi.

Geçen sene ocak ayında ise Ukrayna medyasında hemen hemen aynı başlıklarla bir haber yer aldı: “Savçenko, Donbass uğruna Kırım’ın gözden çıkarılmasını teklif etti.” 112 televizyonunda katıldığı yayında konuşan Savçenko, “Bazı milletvekilleri ne kadar bağırırsa ve aksini söylerse söylesin, Kırım’dan vazgeçmek zorundalar” açıklamasını yaptı. Keskin dilli milletvekiline göre bunun deneni, aksi takdirde Donbass’ın, Moldova’daki de-facto cumhuriyet  Pridnestrovye’nin (Transdinyester) kaderini yaşama tehdidiyle karşı karşıya oluşuydu.

Kimileri “sözlerinin çarpıtıldığını”, her açıklamasının yanlış yere çekildiğini söylese de, medyadaki haber ve yorumlarla giderek itibarı azalan Savçenko hızla “vatan hainliğine” evriliyordu.

Ses getiren çıkışlarını sürdüren Savçenko, Ukrayna’nın yönetim biçiminin değiştirilmesi, anayasanın yeniden yazılarak oligarkların değil, halkın yararına işleyecek “halk devleti” modeline geçilmesi gerektiğini savundu.

Savçenko’nun Belarus’un başkenti Minsk’e giderek, “ayrılıkçı” Donetsk ve Lugansk “halk cumhuriyetleri”nin liderleri ile masaya oturması, Timoşenko’nun Vatan (Batkivşina) Partisi’nden ihraç edilmesine ve daha fazla tepki çekmesine yol açtı.

“Kahramanlık” döneminde Ukrayna’nın bir sonraki devlet başkanı gözüyle bakılan Savçenko’nun halk desteği de bu gelişmelerle birlikte dibe vurdu.

Kendi kurduğu RUNA adlı siyasi hareketten kısa süre sonra “ideolojik farklılıklar” gerekçesiyle ihraç edilen Savçenko, kendi adıyla yeni bir parti kursa da siyasette izolasyona uğradı.

Darbe girişimi iddiası

“Rus ajanı” olduğu iddiaları giderek daha yüksek sesle dile getirilen Savçenko,  darbe hazırlığında olduğu iddiasıyla dokunulmazlığının kaldırılmasının adından dün gözaltına alındı. Savçenko’nun parlamentoyu ve hükümet binalarını bombalama, toplumda kaos yaratarak iktidarı devirme planlarıyla ilgili olduğu öne sürülen görüntüler savcılık tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.

Savçenko bugün yasal olarak hala bir “kahraman”. “Kahramanlık nişanı”nın iptal edilmesi için mahkeme kararı gerekiyor. Ama aynı zamanda “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, terör örgütü kurmak, yasa dışı silah ve patlayıcı madde bulundurmak” suçlarından yargılanan bir “vatan haini.”

Savçenko olayının perde arkasında tam olarak neler yaşandığı ve darbe girişimi iddiaları, ülkede yaklaşan seçim süreci de göz önünde bulundurulduğunda farklı yorumlara açık.

Yani Ukrayna’da da vatan haini olmakla, kahramanlık arasında ince bir çizgi var.

Sonat Kerem 

23.3.2018

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.