İş adamı Tandoğan Kargın: “El ele vererek bu zorlukları aşacağız”

UkraynaHayat, koronavirüs salgını sürecinde Ukrayna’daki Türk iş dünyasının nabzını tutmaya devam ediyor. Uzun yıllardır ülkede faaliyet gösteren çelik kapı üreticisi Milano şirketinin sahibi Tandoğan Kargın, Bahadır Vanlı’nın sorularını yanıtladı.

Koronavirüs salgını şirket olarak sizi nasıl etkiledi?

Öncelikle herkes gibi olayın şaşkınlığı içinde durumu anlamaya çalıştık. Durumun ciddiyeti ortaya çıkınca ilk olarak merakla gelişmeleri takip ederken işlerimizle ilgili de “Neler yapabiliriz, nasıl hareket edebiliriz?” sorularını masaya yatırdık.

Açıkçası mevcut durumun biraz daha şekillenmesini bekledik. Bizim işlerimiz daha çok projelere bağlı. Devam eden projeler üzerinden tedarikçiler ile işletişime geçerek bir yol planı çizmek üzere plan yapmaya başladık. Onların aldıkları pozisyona göre bir plan aşamasına geçtik.

Tabii üretimi ve işlerimizi salgının başladığı ilk gün durdurmadık. Ayın ortasına gelen ve hükümetin önlemler almaya başladığı günlerde biz de gelişmeleri atakip ederek Nisan başı gibi işleri durdurmak zorunda kaldık. İşler durdu mu? Hayır. Fakat sirkülasyon durunca biz de birçok şirket gibi zor durumda kaldık.

Bu süreçte hangi önlemleri aldınız?

Çalışanlarımızı işten çıkarmadık. Yıllık izin kullandırmak üzere plan yaptık ve uygulamaya geçtik. Paskalya sonrası tekrar başlarız umudu ile tabiri caizse hızlı giden aracın frenine bastık. Birçok sektörde olduğu gibi bizim işlerimizin de en önemli üç kolu var. Bunlar üretim, pazarlama ve montaj. Üretim duracak noktaya geldi, marketing ve evden yapılabilecek diğer işler için personellerimiz çalışmalarına devam ediyorlar. Fakat ölçüm ve montaj gibi fiziki çalışma gerektiren durumlar için sıkıntı doğdu. İnsanlar çalışmak istiyorlar fakat karantina sebebiyle toplu taşımanın durması, onlara özel araç ya da taksi sağlamamızı gerektirdi. Bu da elbette maliyeti önemli ölçüde artırdı.

Salgın öncesi montajcılarımıza iş teslimi sonrası ödeme yapardık. Şimdi ödeme yapmadan kimseyi yerinden kıpırdatamıyorsunuz. İşçi sınıfı, para sıkıntısını belki de en fazla çeken kısım. Birçoğu “delivery” işi yapıyorlar ek olarak. Şu an öyle bir durum var ki, başka sektörlerden insanlar, zamanın ruhuna uyarak bambaşka gündelik işlerle para kazanmaya çalışıyor. Bu da tabii ki dengeyi bozuyor.

Salgının Ukrayna ekonomisine etkileriyle ilgili beklentileriniz neler?

Salgının, ekonomiye büyük darbe vuracağı aşikar. Buna bağlı olarak inşaat sektörünü de çok olumsuz etkileyecek.  İnşaat sektörüne darbe vurması demek, ona bağlı yüzlerce kolun da durması demek. Bunun altından nasıl kalkacağız, zaman gösterecek.

Biliyorsunuz Ukraynalı gurbetçiler ülke ekonomisine önemli katkı sağlıyorlardı. Şu an bunların büyük çoğunluğu ve hatta tamamına yakını ülkelerine döndü. Her yıl ekonomiye 10 milyar dolardan fazla katkısı bulunan bu insanlar şu an işsiz ve evlerinde oturuyorlar. Bunun etkisi henüz hissedilmedi.

İş yaptığımız insanlarla konuşup onların planlarını öğrenmek istiyoruz. İlginç bir durumdur ki fiyatlarda kayda değer bir düşüş yok. Biliyorsunuz inşaat işinde özellikle de konut inşaatında satış olmazsa o inşaat yapılamaz, olan da durur. Kimsenin kendi parasını koyabileceği bir durum yok. Bütün Ukrayna’da durum öyle.

Bu sürecin ardından nasıl değişiklikler olabilir?

Salgın sonrası dijitalleşmeye ağırlık verileceği söyleniyor. Bunları olabildiğince takip ediyoruz. Ancak dijitalleşme halen devam eden bir süreç. Ne yaparsan yap fiziki birçok iş var. İletişim şekli değişebilir ama salgın sonrası her şey bir anda değişecek diye bir beklentim yok. Elbette farklılıklar olacaktır ama hayat daha önceden olduğu gibi devam edecektir.

Kendi işlerimizle ilgili küresel şirketlerin aldıkları önlemleri de takip etmeye çalışıyoruz. Ancak dijitalleşme için alınacak çok yolumuz var. Öncelikle hükümetlerin teşviki olmazsa olmaz. Bugün üretimimizi otomasyona geçirip “karanlık fabrika” diye tabir edilen bir şekle çevirmek ciddi yatırım ve ARGE gerektiren bir konu. Bu şu an için söz konusu olamaz. Fiziki çalışma gerektiren işler devam eder bunun da dijital bir dünyada karşılığı için otomasyon işlere yapılacak yatırım kendini kurtarmayabilir.

Öte yandan fiyatlar artıyor. Bazı kalemler hariç, genel anlamda piyasada görülebilecek bir kolaylık söz konusu değil.

Karantina önlemlerinin ardından Ukrayna’daki genel tabloyu nasıl görüyorsunuz?

AVM’ler, iş yerleri, kafeler restoranlar kapalı. Burada çalışan insanların durumu tam olarak belli değil. Bizim de kiraladığımız iş yerimiz, ofis ve mağazalarımız var. Bunların kiraları ile ilgili herhangi ciddi bir indirim de olmadı. Kira ile geçinen insanların da durumu etkileniyor. Birçok iş yeri kapanıyor. İş yapmadan kira ödemeye dayanacak çok fazla şirket yok. Kapattığınız iş yerlerinde çalışan insanların durumunun ne olacağı da belirsiz. Biz de elimizden geldiğince kimseyi mağdur etmeden neler yapabiliriz, bunları planlamaya çalışıyoruz.

Şu an herkes birikimlerini tüketiyor. Salgın ne kadar daha sürecek, daha da sürmeye devam ederse insanların birikimleri de tükenince sonra ne olacak? Salgın bittiğinde bunun açtığı yaralar ne ölçüde tespit edilip tekrar normalleşmeye başlayacağız? Bunlar da merak ettiğimiz sorular. Tabii bulunduğumuz ülkede birçok insan açlık sınırının altında yaşıyor. Orta ve üst sınıfın da var olan işleri salgın sebebiyle küçülecek. İç piyasayı bir şekilde doyurabilirsiniz belki. Ancak uzun vadede yapmamız gereken çok iş var.

Şu an Ukrayna’da nakit sıkıntısı var. Gıda ve lojistik dışında sektörlerin tamamı nakit sıkıntısı çekiyor. Sistem öyle bir frenlendi ki, bizim gibi sanayici, üreticileri bir kenara koyun, yüz binlerce insanın çalıştığı sektörler olan restoran, kafe gibi yerler için durum gerçekten kötü görünüyor.

Biz de herkes gibi hükümetin açıkladığı önlemler çerçevesinde genel kurallara uyuyoruz. Olabildiği kadar evde kalıyoruz. Belki de karanlık bir tablo görünüyor ama umudumuzu yitirmememiliyiz. Elbette zorluklar olacak ve elbette bu zorluklar, güçlükler hep beraber el ele aşılacak.

Umarız mümkün olan en az zararla bu karanlık günleri atlatır, bir an önce yaralarımızı sararak hayata devam edebiliriz.

Ukrayna’daki Türk iş dünyasının nabzı: LIfecell salgın şartlarında hangi önlemleri aldı?

21.4.2020

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.