Aloft Kiev Genel Müdürü Levent Cengiz: “Salgın seyahat alışkanlıklarını değiştirecek”

Koronavirüs salgınından en fazla zarar gören sektörlerden biri turizm ve otelcilik. Dünyanın en büyük otel grubu Marriott International’a bağlı Aloft Kiev Oteli’nin Genel Müdürü Levent Cengiz, salgının sektördeki etkilerini ve ileriye yönelik beklentilerini Bahadır Vanlı’ya anlattı.

Bu haber 27 Nisan 2020 - 6:15 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Koronavirüs salgınına karşı ilk tepkiniz ne oldu? 

Evet, açıkçası bu boyutta, tüm dünyayı etkisi altına alacak bir salgın olmasını kimse beklemiyordu. Tabii bildiğiniz gibi bu salgının en çok etkilediği sektörlerin başında turizm geliyor. Ülkelerin sınırlarının kapatılması, hava yollarının uçuşlarını durdurması nedeniyle seyahatler de tamamen durmuş oldu.

Marriott oteller grubu olarak, bu salgının ilk ortaya çıktığı andan itibaren şirketimiz gelişmeleri takip etmeye ve önlemler geliştirmeye başladı. Zira Marriott Grubu olarak Çin’den, Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar 130’a yakın ülkede toplam 7 bin 500 otel işletmekteyiz. Dolayısıyla, şirket olarak önlemlerimizi hemen almaya başladık. Salgının Avrupa’ya ulaşmasının ardından iki hafta içerisinde çok yoğun rezervasyon iptalleri aldık ve iki haftanın sonunda ise mart ayının son günleri ve nisan ayı için hemen hemen mevcut rezervasyonların tamamı iptal edilmiş oldu. Zaten ardından da seyahat yasakları ve karantina önlemleri başladı.

İlk yaklaşımımız da dolayısıyla misafirlerimizin ve personelimizin sağlığını korumaya yönelik tedbirler almak oldu. Hijyen ve temizlik kurallarına daha fazla yoğunlaştık. Günlük toplantılarımızda her gün personelimize bu kuralları tekrar tekrar anımsattık ve kontrollerimizi yoğunlaştırdık. Ayrıca her gün tüm personelimize dünyada salgın ile ilgili yaşanan gelişmeleri, şirketimizin yaklaşımını anlattık.

Salgın sonrasında işten çıkardığınız çalışanlarınız oldu mu? 

Marriott olarak en önemli değerimiz çalışanlarımızdır. Dolayısıyla çalışanlarımızı işten çıkarmadık. Açık olan pozisyonlara yeni işe alımları durdurduk. Mevcut çalışanlarımız içerisinden operasyonel olanların pek çoğunu izne çıkardık, ofis çalışanlarının ise birçoğu evden çalışmaya devam ediyor.

Bu süreçte personel kadronuzla iletişiminizde sorun yaşıyor musunuz? 

Ukrayna’daki Aloft Otelimiz Marriott International Avrupa bölgesine bağlı olarak çalışıyor. Dolayısıyla her hafta düzenli olarak katıldığımız telekonferans ve webinar aktiviteleri var. Bu görüşmelerde, salgın ile ilgili tüm güncel haberler, şirketimizin aldığı ve almayı planladığı tedbirler, salgın sona erdiği zaman yaşanacak toparlanma sürecine yönelik hareket planlarımız gibi konular görüşülüyor.

Her türlü digital haberleşme platformu şu anda hem çalışanlarımız hem de şirketimiz tarafından yoğun bir şekilde kullanılıyor. Ofis çalışanlarımız evlerinde bilgisayarlarından tüm Marriott kanallarına ulaşabilme imkanına sahip. Online toplantılar için Skype Business programını tercih ediyoruz.

Salgın döneminde ofiste çalışan personelleriniz var mı? 

Ofis çalışanlarımızı evden çalışmaya yönlendirdik. Arşiv çalışması gerektiğinde bir ya da iki çalışanımızı şoförümüzle evden aldırıyoruz ve otele getirtiyoruz. Bu çalışanlarımız iki gün içinde gerekli çalışmayı tamamladıktan sonra tekrar soförümüz tarafindan evlerine götürüluyor.

Bunun dışında otelde konaklayan personellerimiz de var. Zira otelimiz misafirlerimiz için açık ve konaklamaya devam eden misafirlerimiz de mevcut. Dolayısıyla bu misafirlerimize bu zor günlerde evlerinde hissettirmek adına elimizden geleni yapıyoruz. Otelde konaklayan personelimizi de mümkün olduğunca salgın riskinden izole etmek ve aynı zamanda metro, tren gibi ulaşım araçlarının olmadığı günlerde rahat ettirmek adına bu kararı aldık.

Uzun vadede salgın sizce turizm ve otelcilik sektöründe hangi etkilere yol açabilir?

Açıkası bu boyutta bir salgın ve bunun sonuçları ile dünya ilk defa yüzleşiyor. Bunun etkilerinin salgın sona erdikten sonra da devam edeceğini ve bundan sonrasında ise tüm şirketlerin ve devletlerin kriz yönetimi planlarına bu ihtimalin de ekleneceğini düşünüyorum.

Özellikle turizm ve seyahat sektörü için sınırlar kapatıldığında ve her türlü hava, deniz ve kara ulaşımı durdurulduğunda yapılabilecek çok fazla şey yok. Çünkü otellerin konaklayacak misafirlere ihtiyacı var, bunu dijitalleştirmek pek mümkün değil. Uzun vadede bu salgının seyahatler ve seyahat alışkanlıkları üzerine yepyeni önlemler ve modeller ile bizi tanıştırma ihtimali olabilir.

Bu salgının hem dünya hem Ukrayna ekonomisine cok ciddi etkileri oldu ve devam edecek maalesef. İşsizlik oranlarının tüm gelişmekte olan ülkelerde son bir ay içinde zaten artmaya başladığıni takip ediyoruz. Dünya borsaları son yılların en büyük kayıplarını yaşadı. Bizim sektörümüzden örnek vermem gerekirse yüzlerce, binlerce otel kapandı tüm dünyada. Bu otellerin ne zaman tekrar açılabileceği henüz belirsizliğini koruyor. Bazı oteller ise tekrar açılmamak üzere kapandı. Salgının devam etmesi, seyahat engellerinin uzaması neticesinde, sadece turizm sektöründe dünya çapında 75 milyon insanın işsiz kalma ihtimali var. Buna tabii restoran, kafe, bar gibi işletmeleri de eklerseniz rakamlar gerçekten trajik olabilir. Sanıyorum ekonomi ve iş dünyası açısından baktığımızda, Covid 19 salgınının 2. Dünya Savaşı’ndan sonra dünyayı etkisi altına almış olan en büyük kriz olduğunu söylersek abartmış olmayız.

Sizce salgın sonrası bizi nasıl bir hayat bekliyor? 

Bence salgınla beraber ciddi bir değişim başladı ve bunun sonrasında da devam edeceğini düşünüyorum. Elbette maalesef can kayıpları, ekonomide daralma ve işsizlik gibi tüm üzücü haberlerin yanında biraz pozitif çıkarımlar yapmak gerekirse, insanların bundan böyle hijyen ve temizlik kuralları açısından çok daha bilinçli davranacağını, şirketlerin ve devletlerin bu bilinci desteklemek adına pek çok yeni programlar ve planlar üretecegini düşünüyorum. Salgının çevreye etkisinin de olumlu olduğunu görebiliyoruz. Küresel ısınmanın yavaşlaması adına da olumlu etkileri olduğu bir gerçek.

27.4.2020

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.