Ortaylı’dan “kiliseler savaşı” yorumu: “Ortodoks Kilisesi’nin tarihinde adeta ilk aforoz”

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, “Kavga’daki manidar hediye” başlıklı son yazısında, Ortodoks Hıristiyan dünyasındaki kavgayı ele aldı.

Hürriyet’teki köşesinde son gelişmeleri değerlendiren Ortaylı, “Ukrayna Cumhurbaşkanı, Kiev’in tarihi kilisesi olan Aziz Andreas’ı (Saint Andrew) doğrudan Fener’e hediye etti. Bu manidar bir imge, zira (Konstantiniye) İstanbul Patrikliği’ni ve Hıristiyanlığını kuran Aziz Andreas’tır. Rusya Kilisesi’ne bağlı olan cemaatin durumu tartışma konusu oluyor. Müttefik konumundaki Rusya devlet erkânı bu çatışmada tarafını açıkça belli etti” görüşünde.

Ortaylı şu görüşleri yer verdi:

“Ukrayna’nın Fener’e bağlılık isteğine tedbirli bir ruhani olan Patrik Bartholomeos uzun zaman cevap vermedi. Nihayet dış dünyadaki Ortodoksların da talebi dolayısıyla Ukrayna’nın özerkliği tanındı. Bugün bunun kavgası sürüyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı şehrin tarihi kilisesi olan Aziz Andreas’ı (Saint Andrew) doğrudan Fener’e hediye etti. Bu manidar bir imge, zira (Konstantiniye) İstanbul Patrikliği’ni ve Hıristiyanlığını kuran Aziz Andreas’tır. Rusya Kilisesi’ne bağlı olan cemaatin durumu tartışma konusu oluyor. Müttefik konumundaki Rusya devlet erkânı bu çatışmada tarafını açıkça belli etti. Moskova Patriği’nin aforoz mekanizmasına resmen itaat ettiklerini açıkladılar. Ortodoks Kilisesi’nin tarihinde adeta ilk defa bir aforoz söz konusu oluyor, Rusya Kilisesi kendi rahiplerinin bu kiliseleri ziyaretini ve ayine katılmalarını yasakladığı gibi ruhani kisvesi olmayan laik dindarların da İstanbul’daki kiliselerin ziyaretini ve ayine katılmalarını yasakladı.

Bu gelişmeler daha da karmaşık bir şekilde devam edecek gibi görünüyor. Kilisenin sorunlarını ve tarihini iyi bilmeyen bizim idari makamlar bu çatışma durumunda nasıl vaziyet alacaklarını bilemeyebilirler. Şahsen Heybeliada Ruhban Okulu’nun kapatılması ve açılması konusunda kesin bir politika takip edilmemesi buna bir örnek.

Kuşkusuz Fener Rum Ortodoks Patrikliği’nin unvanı ekümeniktir. Lakin tanısak da tanımasak da bu Türkiye’nin bir kurumudur. Beynelmilel alanda Rum Ortodoks Kilisesi’ne yani Fener Patrikhanesi diye zikrettiğimiz camiayı sahiplenmek bize imparatorluktan beri kalan bir gelenektir. Kanunlar ve beynelmilel anlaşmalar da bu yöndedir.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

22.10.2018

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.